»» Başarı isdediğini elde etmek, mutluluksa elde ettiğini sevmektir...
17/1/2009 - [ Bloguma HoşgeLDiniZ ]
BiR Lodos Lazım Şimdi Bana,BiR Kürek bir de Kayık..Söverim gelmişine geçmişine Ayıpsa AyıP!!
Zil çalmadığı sürece zil değildir. Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir. Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır, Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir....
“Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.”
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için…
Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, Sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını... Eğer yapabilirsen, ona kitapların muzicelerini öğret. Fakat ona sessiz zamanlar da tanı....Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların, ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği. Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğin de dahi. Tüm insanları dinlemesini öğret ona, Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini, ve sadece iyi olanları almasını da öğret. Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını, Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona. Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret.
'' Öğreneceksin beni sevmeyi...'' Duymak ta istemiyordum bunu, onu sevmekte... benim hayalim bu değilki, zorla kim kimi sevebilirdi ... Ama inatla aynı cümle. ''öğreneceksin beni sevmeyi..'' O kadar çok duydumki bunu, artık alışılmış haline gelmişti bende ama ısrarla sevmiyordum. Beklediğim,özlediğim,arzuladığım o değildi. Bi başkasıda yoktu fakat o da olmamalı diyordu kalbim!,beynim!... Birini sevmek için sebep aramamalıydım ben,kayıtsuz şartsız sevmeliydim...Yani öğrenerek değil !! '' Üzüleceksin!'' dedi bi gün, dedi ve gitti...Ben sevmediğim birinin ardından üzülmemeye şartlamıştım kendimi,tersine mutlu olmam gerekiodu...Kurtuluş gibi birşey olmalıydı benim için... Ama olmadı... Biliriz ya herzaman herşey istediğimizz gibi olmaz,işte öyle bi zaman dilimi yaşamaktaydım bende.. Geceler daha karanlık,hayatım daha boş,telefonum daha sessiz artık.. Başka zaman olsa dışarı çıkmaya bayılan ben,değil dışarı çıkmak pencereden bile bakamıyordum. Oturdum.Düşündüm.Tek bir soru vardı aklımda. ''Neden?'' Neden böyleydim ben,ben değilmiydim gitmesini isteyen,onu sevmeyen,sevmek istemeyen ben değilmiydim? Evet bendeim,ama bu durumda olan da bendim... Günler geçip gitti, üzerinden çok zaman geçti.Ben onu sevmeyi öğrenmedim,öğrenemedim,çünkü seviyordum,deli gibi aşıktım zaten... Ama artık ne o vardı,ne onun cümleleri,ne acınası bakışları... Belkide ben değerini bilemedim... '' Üzüleceksin '' dedi ve ben çok üzüldüm..................
Kalk git diyorum içimden kendime,Kalk git uzağa...Kulağında müzik bitenekadar yürü, Ağladığın kadar koş... Aya dokunana kadar yürü uzaklaş... Düştüğün yer yakınlarına uzak olsun...